Cuma , 20 Eylül 2019
SONDAKİKA

FETOCU SUBAYLAR DAVASI DURUŞMASI YAPILDI

Fetullahcı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin  İslahiye ilçesindeki 106. Topçu Alay Komutanlığında görevli çoğu meslekten ihraç edilen 35 askerin yargılandığı davanın ikinci duruşması, tanık ifadeleriyle devam etti.

7. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, haklarında çeşitli suçlardan 4 kez ağırlaştırılmış müebbet ile 15 yıla kadar hapis cezası istenen 15’i tutuklu 35 sanık ile avukatları ve yakınları katıldı.
Tanık olarak ifadesine başvurulan İl  Jandarma Komutanı Albay Ömer Ersever, 15 Temmuz’da kentte komutan yardımcısı olarak görev yaptığını, o günün akşamı olayı haber alır almaz kışlaya döndüğünü belirtti.
Muharebe nöbetçi astsubayının kendisine  Şırnak’taki  Komando Tugayının  Ankara’ya gideceğini söylediğini aktaran Ersever, şöyle devam etti:
“İlk başta normal bir şey olarak algıladım. 16 Temmuz sabahı göreve başlaması yönünde mesaj geldiğini söyleyince bir farklılık olduğunu,  Ankara’da terör tehdidi olabileceğini düşündüm. Bu esnada telefonuma,  İstanbul köprüsünde askerlerin olduğu yönünde mesajlar geldi. Muharebe nöbetçi astsubayı odama gelerek, sıkı yönetim ilanıyla ilgili mesaj geldiğini söyledi. Evrakları alıp inceleyince, darbe girişimi olduğunu anladım. Durumu o günkü İl  Jandarma Komutanı Şeref Çakmak’a ilettim. Kendisi de ‘evraklar sende kalsın geliyorum’ dedi. Nöbetçi astsubaya, gelecek evraklara hiçbir işlem yapmadan bana getirmeleri talimatını verdim.”
Dönemin İl  Jandarma Komutanı Çakmak ile telefonla tekrar görüştüğünü ifade eden Ersever, şunları kaydetti:
“Bu görüşmemizde, bunun kesinlikle FETÖ terör örgütü tarafından yapılan darbe girişimi olduğunu netleştirdik. Yeni görevlendirmelerle ilgili listeyi incelediğimde,  Gaziantep ve  Kilis’le ilgili görevlendirmeleri görünce bana bağlı ilçe jandarma birliklerini arayarak, benim haricimde kimseden emir almamaları, birliklerin ve silahların emniyete alınması, kışlanın tedbirlerinin arttırılması emrini verdim. Bu sırada kışlaya alay komutanımız geldi. Kendisi evrakları alarak,  Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya’nın da bulunduğu Çevik Kuvvet Şubesine gitti. Birliklerime dışarıdaki araçların kışlaya dönmesini, dışarıda gezen araç bulunmaması talimatı verdim.”
İslahiye ve  Nurdağı ilçe jandarma birliklerinin 106. Topçu Alay komutanlığından arandığını öğrenince tutanak tutularak başsavcılığa haber vermelerini istediğini aktaran Ersever, mahkeme heyetinin “Kışla emniyetini aldırdınız mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Kışla emniyetini aldık çünkü FETÖ terör örgütü mensupları tarafından saldırıya uğrayabileceğimizi düşünüyorduk. Gelen listede gördüğüm bazı isimlerin FETÖ’ye üye olma ihtimallerini değerlendiriyoruz, bildiğimiz kişiler var. FETÖ, DEAŞ ve  PKK ile birlikte yapmış oldukları darbe girişimine karşı birliğimin personel ve silahlarının emniyetini sağlamak için yakındaki birliğe toplayarak birliğimizin silah ve teçhizatımızın emniyetini almaya çalıştık. Silahlı kuvvetlerde açık ve net olarak söylüyorum, inanılmaz derecede hukuksuz ve haksız uygulamalar gördük. Hak etmeyen insanların bir gün dahi ders çalışmayan kişilerin akademiye girdiğini, hak etmedikleri yerlere geldiğini gördük. Sıkı yönetim listesinde görevlendirilen kişileri, bu şekilde göreve gelenler olarak görünce ‘bu darbeyi FETÖ örgütü yaptı’ diye düşündüm. Emri saçma sapan bir tuğgeneral imzalamış. Türk Silahlı Kuvvetler içinde olmayan bir grup isminde bu emri yayınlamışlar.”
Ersever, 15 Temmuz günü bir personelin İl  Jandarma Komutanlığının bulunduğu  Ordu Caddesi’nde kalabalık vatandaş topluluğunu gördüğünü belirterek, “Nizamiye kapısına gittim. Vatandaşlara, ‘bizler sizin evlatlarınızız, kardeşiniz, her türlü terör örgütüne karşı sizi savunmakla görevli ve yeminliyiz’ şeklinde konuşma yaptım. Onlar da memnuniyetlerini dile getirdi. Bizim kışlamıza yönelik en ufak olumsuz bir davranış olmamıştır, giriş çıkışlar kapatılmamıştır.” ifadelerini kullandı.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Uzman Çavuş G.S, 15 Temmuz gecesi, eski yüzbaşı tutuklu sanık Şamil Topal’ın kendisini arayarak göreve çağırdığını belirtti. Alayın nizamiye girişinde beklerken eski yarbay tutuklu sanık Hakan Aydemir’in “Birazdan Bedrettin gelecek içeri alın” dediğini, ancak o kişinin ilçe emniyet müdürü olduğunu daha sonra öğrendiğini söyledi.
Tanık olarak dinlenen Tabip Yarbay Y.K. da Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) katıldığı duruşmada, 15 Temmuz akşamı alayda tayini çıkanlar için veda kokteyli düzenlendiğini, eşi olmadığı için kokteyle yalnız katıldığını aktardı.
Saat 22.30 sıralarında kokteylden ayrıldığını, gazinonun bahçesinde beklediği sırada dönemin alay komutanı olan Turgut  Çelebi’nin kendilerine görev yerlerine gitmelerini söylediğini, daha sonra alaya toplantıya çağrıldıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Alaydaki brifing salonuna gittim. O esnada alay komutanı elinde çok sayıda kağıtla toplantı salonuna girdi. Beni sivil kıyafetli görünce sert bir tonla ‘bu ne hal hoca’ diye bağırdı. Ben açıklama yapmaya çalışırken susturdu. Daha sonra televizyondaki haberlerin hepsinin yalan olduğunu, genelkurmay başkanının kaçırıldığının doğru olmadığını söyledi. Akabinde yurtta sulh konseyinin yönetime el koyduğunu, saat 03.00 itibarıyla sıkıyönetim ilan edileceğini, saat 06.00 itibarıyla da sokağa çıkma yasağının başlayacağını söyledi. Ayrıca alay komutanı ‘bundan sonra  Gaziantep sıkıyönetim komutanı tuğgeneral  Murat Soysal’dan emir alacağını, 81 ilin valisinin görevden alındığını, ayrıca kaymakamlar ve belediye başkanları dahil yerlerine başkalarının getirileceğini söyledi.  Polis ve jandarmanın kendi emrine katılacağını belirtti. Yarbay  Özgür Öztürk’e dönerek derhal emniyet müdürünü ve  Nurdağı ile  İslahiye ilçe jandarma komutanlarını aramasını ve emrine katılmalarını söylemesini istedi. Daha sonra KOKTOD düzeni alınması emrini verdi. Bana verilmiş herhangi bir emir ve söylenmiş bir söz yoktu. Ben toplantı çıkışında görevli olduğum revire gittim. Diğer arkadaşlarıma olan bitenleri anlattım. Ancak kesinlikle ‘şöyle yapın böyle yapın’ gibi bir ifade kullanmadım.”
Soru üzerine tanık Y.K, Turgut  Çelebi’nin tavır ve davranışlarından darbeye katıldığının belli olduğunu söyledi.
Uzman Çavuş T.I, dönemin alay komutanı Turgut  Çelebi’nin 15 Temmuz’dan önce 2-3 günde bir 5. Zırhlı Tugay Komutanı  Murat Soysal’la görüşmesinin anormal olduğunu ifade etti.
Uzman Çavuş M.K. da 15 Temmuz gecesi, alaydaki sabit hattan arandığını, göreve çağrıldığını belirterek, silahlı ve teçhizatlı sancak ekibi istendiğini ancak eski yüzbaşı tutuklu sanık Şamil Topal’ın sancak kıyafetli silahsız personel gönderdiğini iddia etti.

 

 

Bu Yazıyı Paylaşır mısınız?

Hakkında Nurdağı Gazetesi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*